Vegas’da olan, Vegas’da kalır

Bu hafta CES haftası. CES (Consumer Electronics Show) dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı diye kendini tanımlıyor. CES haberlerini okurken, 10 sene yerinde takip ettiğim bu fuardan yola çıkarak biraz teknoloji fuarlarına değineyim dedim.  

CES3

İş yaşamım boyunca hep teknoloji ile iç içe olan şirketlerde çalıştım. Yaptığım iş pazarlama olunca teknoloji fuarları, hayatımda önemli bir yere sahip oldu. Başta Türkiye’nin en önemli etkinliği Bilişim Fuarı, Almanya’da düzenlenen Avrupanın en önemli fuarı Cebit ve en son CES yakından takip ettiğim fuarlardı. Bunlar dışında benim hiç katılma fırsatı bulamadığım IFA ve Computex var. Katılan arkadaşlar iki fuarında çok başarılı olduğunu soylüyor. Özellikle IFA’nın, CES’den bile iyi olduğunu söyleyenler var.  IFA nedense bende hep fotoğrafçıların fuarı diye bir algı bırakmıştır. En yeni görüntüleme cihazları lansmanları bu fuar zamanına denk geldiğinden sanırım.

Geçtiğimiz 15 seneye baktığımızda, teknoloji fuarlarına olan ilgide bir azalma olduğu aşikar. Bunu ilk hisseden zaten sektörün öncü ve en büyük fuarı Comdex fuarı,  2003 yılında kapılarını kapattı.  Zaten CES’in parlaması da biraz buna bağlı. CES 2003 yılından sonra çok popüler bir hale geldi.

Önce Türkiye’den başlayım. Bilişim Fuarı Türkiye’nin en önemli fuarıydı. Sektördeki herkesin mutlak olmak istediği, yoğun katılımcı çeken bir fuar. Ancak zamanla, teknoloji markaları yerlerini telekom markalarına  bırakmaya başladı. Yanlış hatırlamıyorsan son olarak 2005 yılında katılımcı olarak yer aldım fuarda. Katılımcı derken öyle küçük bir stand falan anlaşılmasın. Microsoft Türkiye olarak, bir bütün salonu kapattık. O sene fuarın tamamen telekom firmalarının eğemenliğine geçtiğini hatırlıyorum. Devasa standlar, yüksek müzik, eğlence vs. Onlar sayesinde fuara gelen kitlede değişti. Belki bu değişim olmasa çok daha erken ölecek olan fuar bir kaç sene daha hareketliliğini sürdürdü. Daha sonra telekom firmaları da çekilince, hayalet fuara dönüştü. Bu sene gitmedim. En son ne zaman gittiğimi de hatırlamıyorum. Tek hatırladığım en havalı salon olan 7. Salonda Turksat’ın olduğu.

Almanya’da yapılan Cebit fuarının kaderi de farklı değil. Çok iyi hatırlıyorum bir zamanlar yeni telefon lansmanları Cebit’te yapılırdı. Bütün markalar arka arkaya modelleri patlatırdı. Bilgisayar markalarından tutun, ekran kartlarına, TV’den cep telefonuna her türlü teknolojiyi görmek mümkündü. Cebit’te alan olarak devasa bir alana yayılmış bir fuardı zaten. Zamanla bu fuarda ilgisini kaybetti. Ancak onlar çok akıllıca bir hamle yaparak, tüketici elektroniğine odaklanmaktan vazgeçip B2B’ye odaklandılar. Bugün adını çok duymasak bile CEbit bu işi profesyonel olarak yapan insanlar tarafından takip ediliyor.  Türkiye’deki Bilişim Fuarı’da bu dönüşümü yapmaya çalıştı. Sadece profesyonellerin girebildiği salonlar vardı ama tutmadı. Sanırım fuarın yerinin uzak olması profesyonelleri biraz uzak tuttu, ya da fuarın tam olarak bir yere odaklanamamış olması insanlarda gitmek için yeterli motivasyonu yaratamadı. Bilişim Fuarı, Cebit modelini örnek alarak daha merkezi bir yere taşınması halinde daha fazla ilgi görecektir.

Bu seneki haberlere bakıyorumda CES’de aynı düşüş trendine geçmiş.  Uzun yıllar Bill Gates’in açılış konuşmasını yaptığı sonradan Steve Ballmer’ın devam ettirdiği fuara, Microsoft geçen sene itibarıyla katılmıyor. Fuarın eski günlerine bakıyorum da Apple hariç, sektörün bütün oyuncuları yer alıyordu. Hatta Google’ın bile standı vardı. O zamanlar Android ortalıkta yoktu sanırım, en azından popular değildi. Şimdi bir tek Intel kalmış gözüküyor. En son fuara geçen sene katıldım. Televizyon fuarı haline dönüşmüştü, bu sene haberlerden gördüğüm durum pek farklı değil. Araya biraz akıllı saat ve fitness trackerler girmiş. CES’in de sonu çok parlak gözükmüyor doğrusu bana.

Peki neden bu fuarlar hayatlarına devam edemiyor.

Teknoloji senede 1 fuar yapmak için fazla hızlı gelişiyor. Rekabet yüzünden kimsenin 1 sene bekleyecek hali yok. Yeni bir ürün çıkınca herkes kendi lansmanını yapıyor. Internet sayesinde artık herkes yeni bir ürün çıktığında bütün detayları öğrenebiliyor, yüksek çözünürlüklü fotoğraflar, videolar, röportajlar. Tek başınıza alabileceğiniz bilgiden daha fazlasını teknoloji siteleri size sunuyor. CES fuarına katıldığım yıllarda da, otele dönünce yaptığım ilk iş bu teknoloji sitelerine bakmak, fuar alanında kaçırdığım haberlere bakıp, ertesi gün o standları ziyaret etmek oluyordu. Bu sene tamamen evde, bu siteler sayesinde fuarı takip edebiliyorum. Fuara giden bir çok insandan daha fazla şey gördüğüme eminim🙂

Bu fuarların önemli bir misyonu aslında o uzaktan gördüğümüz teknolojik ürünleri elimize alıp oynamamıza izin vermesiydi. Bu kadar zahmete girip o fuarlara katılmamızın sebebi de buydu. Uzaktan güzel ama elimize alınca sevecek miyiz, hızlı mı, hafif mi kendi gözlerimizle görmek istedik hep. Geek olmak, bunu gerektiriyordu🙂

İşte bu konuda Apple yeni bir sayfa açtı. Macworld’e en son 2009’da katılan Apple, kendi mağazaları ile dünyanın 4 bir yanına fuar standlarını kurdu. En son ürünlerini, görüp inceliyorsunuz, bilgi alabiliyorsunuz. 7/24 fuar alanı. Apple’nın yükselişinin arkasında Apple Store’ların başarısı olduğu kesin. Ürünler zaten güzel, bir de insanlar bu ürünlere sürekli dokunma, deneme şansına sahip olunca satış kaçınılmaz.

Apple Store’un bu başarısını gören herkes zaten ya kendi mağazalarını açmaya başladı ya da hali hazırda yaygın olan teknoloji marketlerinde kendi köşelerini açtılar. Artık en son teknolojik ürünleri her yerde görmek dokunmak mümkün.

Evet 3-4 sene sonra çıkacak ürünleri takip edenler oldukça fuarlar hayatlarına devam edecek ama ilgi ve alakanın aynı seviyede kalmayacağı kesin. Son kale CES, akibetini göreceğiz.

CES demişken AVN’den bahsetmemek olmaz🙂  AVN yani Adult Entertainment Expo, adından anlaşılacağı üzere adult sektörünün fuarı. Bu iki fuar kısa bir zaman öncesine kadar aynı tarihlerde ve birbirlerine çok yakın yerde olurdu. Daha sonra AVN fuar tarihlerini değiştirdi. Belki markalar bu yüzden katılmaktan vazgeçmiştir🙂

İşin şakası bir yana, adult sektörü her zaman teknolojiyi en iyi kullanan sektör olmuştur. Hiç unutmam rahmetli Yurtsan abi ile bir CES gezimizde BluRay mi, HD DVD mi yaşayacak sohbeti yapıyorduk. Hatta o zamanki haberinde benim de görüşüme yer vermişti. Ben şu şekilde görüş bildirmişim; “Fuarda Blu Ray ile HD DVD arasındaki savaş son hızıyla devam ediyor, iki grupta önemli oyuncular ve iş birlikleri gösterdi. Henüz bir kazanan yok gibi”. Ben bu vizyoner yorumu yaparken, aynı anda devam eden AVN fuarından duyuru geldi, adult sektörü Blu Ray’i desteklediğini açıkladı. Bilin bakalım galip kim geldi. Bu açıklamadan 1-2 hafta sonra HD DVD platformu kendini fes etti zaten🙂

CES’de olan bütün dostlara sevgilerimle🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s