Android ile imtihanım

Android

Teknolojik her şeyi oldum olası sevmişimdir. Bir şey alacağım zamanda eğer daha teknolojik bir versiyonu varsa hep onu tercih ederim. Bütçemin yettiği kadar da gadgetlara para harcar, alır kurcalarım. Bu kadar meraklı bir adam olarak henüz 1 tane bile android cihazım olmadı.

Sevemedim bir türlü Android’i. En önemli sebebi yabancıların “Look&Feel” dediği konu. Android işletim sisteminin ikonları, sayfaların o dağılımı, renkler vs bir türlü sevemedim. Tabii daha sonradan çıkan Android ücretsiz, açık kaynak kodlu söylemi de beni biraz soğuttu. Açık kaynak kodlu olmasının avantajları yanında beni hep zararlı olabilecek yazılımlar korkuttu. Nitekim geçen yıllar bu endişemin haksız olmadığını gösterdi. Android uygulamalar arasında zararlı olan bir sürü uygulama çıktı. Google’ın sonradan olaya el atmasına rağmen, bir Apple ya da Microsoft storeları kadar bana güvenli gelmiyor.

Geçen bayram tatilinde Amerika’ya gittim. Bu sefer endişelerimi bir kenara bırakarak bir Android cihaz almaya kararlıydım. Bunda, kullanmakta olduğum 1. Nesil iPad’in artık su koyuvermeye başalaması da etkili oldu. Yeni bir tablet fena olmazdı ve bu seferki tabletim bir Android olabilirdi.

Bu heyecan ile önüme çıkan bütün teknoloji marketlerine girdim. Android tablet denilince hemen aklıma Samsung geldi. Samsung standına gidip tabletleri incelemeye başladım. O kadar fazla seçenek var ki, insan neye bakacağına şaşırıyor. 7, 8, 10 inch, Tab, Note vs. ilk baktığımda aralarındaki teknik farkları anlamadığım için sadece boyuta odaklandım. 7’’ fazla küçüktü, 10’’ ise büyük ve ağır. Boyut olayında bir noktada karar kıldım, 8’’ idealdi.

Teknik özellikleri incelemek için otel odasına döndüğüm bir zaman, internet’ten araştırmaya yapmaya karar verdim. Bilgisayarın başına geçtiğimde cihazların üzerindeki Android versiyonları canımı sıkmaya başladı. Hepsinde farklı bir sürüm vardı, internet’ten biraz araştırınca, güncellemenin ne zaman olacağı ile ilgili net bir bilgi de yoktu. Android gibi sürekli güncellenen bir yazılımın eski sürümünde kalmak istemezdim. İşte tam bu noktada Twitter’dan sormaya karar verdim. Gelen öneriler arasında Google’ın yeni çıkardığı Nexus 7 vardı. Ekran çözünürlüğü çok iyiydi, son sürüm Android işletim sistemine sahipti. Tek kötü tarafı 7’’ olmasıydı ama gidip bakmaya karar verdim. Best Buy’a girdiğimde cihazı bulmak için baya aradım. Çünkü etiketlerde Nexus 7 diye bir cihaz yoktu. Sonra yeniden bakındığımda Asus 7 olarak etiketlenen cihazın olduğunu anladım. Cihazın arka kısmında da kocaman Asus logosu vardı. Bunu gördüğüm anda biraz cihazdan soğudum doğrusu. Bana fason üretilmiş bir cihaz hissi verdi. Mutlaka belki bir kalitededir ancak duygusal olarak Google logosunu görememek beni olumsuz etkiledi. Cihazın fiziksel olarak hissiyatını da sevmedim, ucuz plastic tadı çok hakimdi. Tabii bu yüzden fiyatı oldukça uygundu.

asus-google-nexus-7-new

Kısacası beğendiğim tasarım (Samsung Note 8) ile son sürüm Android yazılımını bir arada bulamadığım için, bir Android girişimi daha başarısızlıkla sonuçlandı.

Bir kere daha şunu anladım;

  • Android bütün cihazlarda aynı anda güncelleme yapamadığı
  • Cihazlarımıza yüklediğimiz yazılımların güvenliğini bize garanti edemediği
  • Tasarım olarak güzel cihazlar çıkarmadığı sürece, sanırım hiç bir zaman Android cihazım olmayacak.

Hedef şimdi iPad Mini Retina.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s