Dinner&Show – Bölüm 1

elizoe

Zorlu PSM’nin açılmasıyla birlikte artık kültürümüze yemek ve gösteri aktivitesinin yer bulacağını umuyorum.

Evet, Zorlu Center açıldı, ben de her meraklı Türk insanı gibi gidip dolaştım. Açıldı demek için henüz erken sanırım. Hala bir şantiye havası devam etmekte, bir çok mağaza hala inşaat halinde. Sarı yelekli ve baretli insanlar sürekli koşturuyor.

Gördüğüm kadarıyla değerlendirmek gerekirse, Zorlu lüks alışveriş konnseptini yeni bir noktaya taşımış. Daha önce paralı turistlerin uğrak noktası olan İstinye Park tahtını Zorlu’ya devredecektir. Evime yakın olan İstinye Park’ın bu açıdan rahatlamasına üzüleceğimi sanmıyorum🙂

Zorlu AVM, bende 2 farklı izlenim bıraktı. Kapalı alanları çok basık ve benim için kötü bir tarza sahip. Kapalı alanına girip ne dolaşmak ne de alışveriş yapmak isteyeceğimi sanmam.

Açık alana gelince, burası İstinye Park Meydan ile Kanyon karışımı olmuş. Kanyon gibi deli bir rüzgar hakim. Bu sefer biraz ders almışlar ve yürüme koridorlarını baştan cam ile kapatıyorlar. Buradaki mağazaların hepsi çok havalı. Tek merak ettiğimiz konu, yere döşenen taşlar biraz oynak geldi bize, yakından baktığımızda derz dökülmemiş olduğunu gördük, bunun bir konsept mi yoksa yetiştiremedikleri için mi bu şekilde kaldığını çözemedik. Gene yemek konusunda iddialı Jamie’s Italian, Tom’s Kitchen burada yer alıyor. Jamie konusuna daha sonra detaylı gireceğim.

Sonuç olarak AVM işte, bir taneye daha ihtiyacımız var mıydı? Pek sanmam! Hele civarda olan AVM’lerin çokluğuna bakacak olursak. Mc Donald’s indeksi gibi, kendi kendime Prada indeksi uydurdum. New York’ta, büyük mağazaların içinde satılan köşeleri saymazsak, 4 tane Prada mağazası var. İstanbul’da, Zorlu ile bu sayı 3’e çıkıyor. Başka bir deyişle bir Prada’ya daha ihtiyacımız var mıydı?

Az önce bahsettiğim gibi bugüne kadar kendini AVM rekabetinden “Lüks Alışveriş” konseptine odaklanarak sıyırmayı başaran İstinye Parkı çok etkiler. Özellikle yeme-içme konusunda İstinye Park’ın çok zayıf olduğunu düşünürsek, vitrin bakıcılar ve bir şeyler yemek isteyen insanlar rotalarını İstinye Park’tan, Zorlu’ya çevireceklerdir. Kanyon zaten yeme-içme üzerinde dönen bir yerdi. Bir miktar iş yemeğini Zorlu’ya kaptırır ama genel yoğunluğu azalmaz bence.

Bu kadar AVM sohbeti yeter. Zorlu’ya gitmemizin asıl sebebi Zorlu PSM idi. Cirque Éloize iD gösterisini izlemeye gittik. Yurt dışına her gittiğimde “Performing Arts” gösterilerinin bizde yaygın olmamasına üzülürüm. Zorlu PSM ile bunun değişeceğini umuyorum. Çok güzel bir salon, yaklaşık 2200 kişilik. Sahne büyük şovların sergilenmesi için yeterli. Oturma düzeni, akustik başarılı. Son yıllarda gösteri işinin kralı bence Las Vegas. Devasa sahneler, inanılmaz prodüksiyonlar. Ka, O, Le Reve… anlatılmaz, mutlaka görmek lazım. Umarım o şovları da İstanbul’da izleriz. Kısaca Zorlu PSM, bence önemli bir eksikti. Umarım iddialı şovları getirirler ve salon dolar.

Cirque Éloiz, modern sirk konsepti. Hayvanseverseniz kızmanıza gerek yok, çünkü bu sirkte hayvan yok. Dans, müzik, akrobasi gösterileri var. Yüksek tempolu ve eğlenceli bir gösteri, keşke kaçırmasaydınız😦

Gösteriye ilgi maalesef çok yetersizdi. Salonun yarısından azı doluydu, umarım henüz yeni açıldığı ve insanların haberi olmadığı içindir. Bir sonraki randevumuz “Jersey Boys” olacak. Bekleriz.

Yazının yemek kısmını başka bir konu yapayım. Jamie’s Italian izlenimleri az sonra…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s