Road to Madrid

IMG_0033

Yeni bir uçak yolculuğu. Son yazımı da uçakta yazmışım. Aslında o yazıdan bu zamana başka uçak yolculuklarım oldu ama itiraf ediyorum yazma konusunda tembellik ettim.

Real Madrid – Galatasaray maçı için yollara düştük bu sefer. Schalke maçına da gitmiştim. Galatasaray’ın Şampiyonlar Liginde oynadığı bir deplasman maçına ilk gidişimdi. Hem gezi çok keyifli geçti, hem de ayağım uğurlu geldi. Bakalım bu sefer uğur işe yarayacak mı? Hamit’e, Drogba’ya, Sneijder’e Galatasaray’a git diyen Mourinho pişman olacak mı?

Biraz Schalke maçından bahsetmek istiyorum. Schalke stadına ve taraftarına hayran olduk. Maç günü hava -7 -8 derecede iken, stadın üstünü kapattıkları için stad içinde rahat bir şekilde maç seyretmek mümkün oldu. Biz maçı locadan seyrettik. Loca içinde her ayrıntı düşünülmüştü. Kapılar açılır açılmaz içeri girdiğimiz halde, locada yemek ikramı ve bize yardımcı olacak arkadaş hazır bekliyordu. Kapalı alana bir yemek düzeni kurulmuş ve bize hediye Schalke atkıları yerleştirilmişti. Kapalı alanın hemen önündeki koltuklarda ise battaniyelerimiz hazırdı.

Schalke stadı, TT Arena’dan çok daha eski bir stad (2001 vs 2011). Buna rağmen düzeni temizliği bizi kıskandırdı. Stada giriş ve çıkış çok kolaydı. Locanın içinde yemek ikramı hazırdı ama burada oturmak istemeyenler için dışarda büyük bir sosyal alan mevcuttu. Schalke’li taraftarlar maçtan epey önce gelerek burada arkadaşları ile bira içerek sohbet ediyordu. Maçlarda her zaman en büyük dert olan tuvalet kuyruğu yoktu çünkü locaların içinde kendi özel tuvaletleri vardı.

Stadın yapısı da maç seyretmek için çok uygun olan oval bir yapıya sahipti. Bizim Arena gibi çok yükseklerden maç izlemiyordunuz. Epey bir süre kimin stadı daha büyük tartışması yaptık. Adamların stadı o kadar kompakt ki bizim Arena buradan büyük dedik. Sonuç tam tersi çıktı (61,673 vs 52,652). Schalke’nin stadı daha büyük ama maç seyretmek için çok daha keyifli bir yapıya sahip.

Arena’ya gidenler bilir tepelerden sağlam rüzgar alır. Bu nedenle içerisi baya soğuk olur. Schalke’de stad tamamen kapalıydı. Bizim stadın açık olmasının sebebi çimlerin havaya ihtiyaç duymasıymış. Malum Arena’da tepeler açık ama çim kalitesi ortada. Schalke’de ise her yer kapalı olmasına rağmen muhteşem bir zemin var. Almanlar geliştirdikleri raylı bir sistem sayesinde sahanın zeminini havalandırmaya çıkarıyormuş. Eh boşuna dememişler German engineering diye.

Schalke taraftarı da çok iyiydi. Bütün maç boyunca takımlarını desteklediler. Hatta ilk golü attıktan sonra bizimle sağlam dalga geçtiler. Schalke ilk golü attıktan sonra şöyle bir anons-taraftar diyaloğu oldu. Almancam kıt olduğu için yanlışım varsa bana ulaşın düzelteyim.

Anons: Gooooooool
Anons: Roman
Stad: Neustadter (bu 3-4 kere tekrarlanır)
Anons: Schalke
Stad: 1
Anons: Galatasaray
Stad: 0
Anons: Galatasaray
Stad: 0
Anons: Danke
Stad: Bitte
Anons: ne olduğunu anlamadım
Stad: Schalke!

Sinir oldum ama bir yandan hoşuma da gitti. Eminim Schalke taraftarı olsam çok keyifle eşlik ederdim. Neyse ki son gülen biz olduk. Hemen yanımızdaki Schalke taraftar grubu ile birlikte maç sonuna kadar takımımızı destekledik. Bir onlar sevindi 2 biz🙂 Maç sonunda bizi tebrik edip yanımızdan ayrıldılar.

İşte bu sırada başka bir fark gözümüze çarptı. Biz galibiyet sevinçlerini izlerken biraz da trafiğin azalmasını umuyorduk. Sanıyorduk ki yenilen Almanlar hemen evlerine gider. Maç bittikten yaklaşık yarım saat sonra locadan çıktık. Bütün Almanlar, sosyal alandaki barda toplanmış bir yandan biralarını içerken bir yandan maçın özetlerini ve röportajlarını seyrediyorlar. Kimse hayata küsmemiş yenildikleri için. Tam tersine sonuna kadar keyfini çıkarıyorlar. Tabii ki biz de aralarına katıldık. Hatta bir ara Schalke kulübü başkanı ile bile tanıştık. Keyfi yerinde Türk misafirlerini ağırlıyordu. Fotoğraf çektirmek için gelen Türkleri kırmıyordu.

Sonradan öğrendik ki Schalke Başkan’ı ülkenin en önemli domuz eti üreticilerinden biriymiş. Normalde domuzdan yapılan sosis, ana yemek gibi ikramlar, Türk misafirler düşünülerek dana ve tavuktan yapılmış.

Ben Schalke’nin taraftarına ve stadına gerçekten hayran kaldım. Maç kültürü ise gerçekten çok farklıydı. Keşke bizde de böyle olsa dediğim çok şey oldu.

Bakalım Real Madrid’de nasıl bir tecrübe yaşayacağız. Eğer tembellik etmez veya fark yemezsek dönüş yolunda da onu yazarım🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s